
Elhamdülillahi Rabbil Alemîn..
Vesselâtu vesselamu alâ Resûlina Muhammedin ve alâ âlîhî ve sahbihî ecmaîn!
Rabbişrahlî sadrî. ve yessir lî emrî. vahlül ugdeten min lisânî. yefgahû kavlî.
Berat Kandili geliyor. Dersimizde Berat’ı anlamaya çalışacağız inşallah. Neden bu kadar önem veriyoruz, bu gece neler olmuş, müjdeler nelerdir? O halde dersimize Berat’ın kelime manasını öğrenerek başlayalım.
“Berat” ifadesi, Arapça berâe / berâet kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Beraet, “iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına geliyor. Şaban ayının on beşinci gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye “Berat Gecesi” deniyor.
Hadislerde Berat ismi geçmiyor fakat Hz. Peygamber (asm) Efendimizin :
“Allah Teâlâ -rahmetiyle- şabanın onbeşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar.”
(Tirmizî, Savm, 39; İbn Mâce, İkametü’s-salât, 191)
buyurduğu rivayet edilmiştir.
Diğer bir rivayete göre de Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:
“Şabanın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah, o gece Güneş’in batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!..’ der.”
(İbn Mace, İkametü’s-salât, 191)
Bir kısım alimlerimiz kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Kâbe istikametine çevrilmesinin hicretin ikinci yılında Berat gecesinde vuku bulduğunu kabul ediyorlar. Bu durum da Berat gecesine ayrı bir önem katıyor.
Gelelim, Berat gecesine ait olan 5 haslete:
1) Her önemli iş bu gecede ayırt edilir.
Bizler de yaptığımız işlerin geçmiş bir senemizin muvazenesini yapalım.
2) O gecedeki ibadetin fazileti büyüktür.
Bu gece ibadet etmeye ayrı bir önem ve özen gösterelim
3) İlâhi rahmet yayılır.
4) Mağfiret gecesidir.
5) O gece, Resûlullah’a (s.a.s.) şefaat hakkının tamamı verilmiştir.
Hz. Muhammed (s.a.s.), Şaban’ın onüçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat istemiş, bu şefaatin üçte biri verilmiş, ondördüncü gecesi yine istemiş, üçte biri daha verilmiş, onbeşinci gece yine talep etmiş, bu gece şefaatın tamamı ihsan edilmiştir. Bu şefaatten mahrum olanlar, devenin ürküp kaçtığı gibi Allah’tan kaçanlardır.
(bk. er-Râzî ve Ebussuud Efendi Tefsirleri, ed-Duhân sûresi 3. ve 4. âyetlerin tefsiri; Hasan Basri Çantay, Kur’ân-ı Hakim ve Meâl-i Kerim, İstanbul 1959, III, 904, 905)
Efendimiz aleyhisselam’ın Şâban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine ayrı bir önem vererek onu ihya ettiğine dair rivayetleri göz önüne alan bazı âlimler bu geceyi namaz kılarak, Kur’an okuyarak ve dua ederek geçirmenin sevaba vesile olacağını, bu geceye mahsus olmak üzere belli bazı ibadet ve kutlama şekilleri ihdas edip âdet haline getirmenin ise dinde yeri bulunmadığını söylemişler.
Tarihçe-i Hayat’ta
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Aziz, sıddık kardeşlerim, bu medrese-i Yusufiyede ders arkadaşlarım,
Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin programı nev’inden olması cihetiyle, Leyle-i Kadrin kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadirde otuz bin olduğu gibi, bu Leyle-i Beratta herbir amel-i salihin ve herbir harf-i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhûr-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâli-i meşhurede on binlere, yirmi bine veya otuz binlere çıkar. Bu geceler elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için, elden geldiği kadar Kur’ân ile ve istiğfar ve salâvat ile meşgul olmak büyük bir kârdır.
Said Nursî
Tarihçe-i Hayat
Diye geçiyor.
Kadir gecesinde hasene, Berat gecesinde ise salih ameller katlanarak gelir. Bu gecede zaman içinde zaman olur. Ne demek zaman içinde zaman? Bir gecede 50 senelik ibadet kazanılabilir. Görünüşte bir gece fakat 50 sene kıymetinde bir zaman. Bu gece çekirdek gibidir. Çekirdeği toprağa ekiyoruz. Bu geceki çekirdeğimizde neler varsa önümüzdeki bir senenin meyvesini biiznillah öyle alacağız. Bu anlamda çok fazla ehemmiyeti var. Bu gece kaza namazına, Kur’an’a başlamazsak bir sene boyunca başlamamız çok zor olur. Bu gece eylemimiz olmazsa bu seneden nasibimiz az olur. Bu çekirdek ve program yalnızca bu gece vardır. Geleceğimiz hakkında kaygılarımız varsa bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz. Özellikle af isteyip tövbe ederek Allah’ın rahmetini kazanmaya çalışmalıyız. Allah’ın rahmetini küçük görmemeliyiz. Kaza oruç ve namazlarımız varsa muhakkak başlamalıyız ve yeise düşmemeliyiz. Neden bu kadar sevap var diye şaşırabiliriz. Çünkü bizdeki şefkat ve merhamet Allah’ın şefkatiyle asla aynı değil, bu yüzden bu kat kat sevaplar bize çok abartılı geliyor. Allah bizleri düşündüğümüzden çok daha fazla seviyor.
Berat Gecesi, aynı zamanda dua gecesidir. Dua, kulluğun ve ibadetin özüdür. Dua, hayatın zorlukları karşısında bizlere direnme gücü veren eşsiz bir nimettir. Dua, kulun halini Rabbine arz etmesi, acziyetini kabul etmesi, O’nun lütuf ve inayetine sığınmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de
… اُدْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ …
“…Bana dua edin, duanızı kabul edeyim..”
Mü’min Suresi – 60 . Ayet Meali
diye buyrulmaktadır.
Kaynakların belirttiğine göre Berat gecesine ait özel bir namaz yoktur. Bahsedilen Berat Gecesi Namazı’ nın bid’at olduğuna dair bahisler var. Önemli olan bu geceyi ibadetle ihlasla dua ile geçirmektir. Varsa kaza namazlarımızı kılmakla, Kur’an-ı Kerim okumakla, dua etmekle, muhasebe yapmakla, ilim öğrenmek, tefsir okumak ve Risale-i Nur okumakla geçirebiliriz. Berat gecesindeki istiğfarlar çok kıymetli. Peki kılmadığımız namazların tövbesini nasıl yapacağız? Kaza namazı kılarak.
Affedilmenin yollarından bahsedelim.
- Affedilmek için affet. Allah bizi merhametli görmek istiyor. Af istemeye yüzümüz olmalı.
- Affedilmenin yollarını aramak. Bir kusur işlediğimizde hemem ardından telafi edecek iyilikler yapmak. İnsanlara imanı anlatmak, tebliğ yapmak günahlara kefaret olur. Çünkü insanlara bir aylık bir yıllık değil, sonsuzunu kurtarmaktan bahsediyoruz. Bundan daha büyük bir iyilik var mıdır?
- İstiğfar ve istiaze. Bu iki başlık çok derindir. Bunları araştırılmalı, okumalıyız. Kusurumuzu itiraf etmeliyiz. Günahlarımıza bakarak Allah’a yönelmemek, hastaneye gitmeye hâlim yok demek gibidir. Gitmezsen elbette iyi hissedemezsin.
Duhan sûresinin 3-7. âyetlerini bazı alimlerimiz Berat Gecesi’nden bahsettiğini bildiriyor, bazı alimlerimiz de Kadir Gecesi’nden bahsediyor diyorlar. Genel olarak baktığımızda bazı müfessirlerimiz de Kur’an’ın tamamının Berat gecesi levh-i mahfûzdan dünya semasına indiği, Kadir gecesinde de âyetlerin peyderpey inmeye başladığı şeklinde bir yorumu benimsiyorlar. Levh-i Mahfuzdan dünya semâsına toptan inmesine ‘İNZAL’ Kadir gecesinde parça parça inmeye başlanmasına ‘TENZİL’ denir.
Duhan suresi 3 ile 7. ayetlerde;
Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız. O gecede bizim katımızdan bir emirle hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Rabbinden, eğer doğru biliyorsanız göklerin, yerin ve bunlar arasında olan her şeyin Rabbinden bir rahmet olarak biz devamlı göndermekteyiz. O her şeyi işitir ve bilir.
Duhan Sûresi 3-7.Ayet Mealleri
Bu gece ile ilgili hadis ve rivayetlere bakalım.
- Hz. Âişe (r.a.) şöyle buyurmuştur:
“Bu gece (Şaban’ın onbeşinci gecesi) Hz. Peygamber’i (odanın içinde) aramaya başlamıştım ki (O’nu) başını secdeden kaldırırken buldum. Buyurdu ki: “Ey Aişe, Allah ve Rasulü’nün seni korkutmasından mı korktun? dedim. Hz. Aişe validemiz “Diğer hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim” dedi. Peygamberimiz buyurdu ki Allah Teâlâ Şabanın 15.gecesinde (bu gecede) dünya semasına iner, Ben-i Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar.” buyurdu. (İbn Mace, İkametü’s-Salat, 191, (I, 444), H.No.1389)
- Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:
“Muhakkak ki, Allah Azze ve Celle Şâban’ın on beşinci gecesinde rahmetiyle yetişip her şeyi kuşatır. Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna.”(İbni Mâce, İkame, 191.)
- “Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna.”(et-Tergîb ve’t-Terhib, II/118.)
- “Allah Teâlâ Şâban’ın on beşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar.”(İbni Mace, İkametü’s-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38.)
Bu kadar müjdeler ve bilgilerden sonra bizler de bu geceyi büyük kâr bilip bu geceyi dolu dolu geçirelim inşallah.
Dersimizi bir dua ile bitirelim.
Ey, kullarına sayısız lütuf ve ihsanlarda bulunan, onların karşılığına ihtiyacı olmayan Allah’ım!. Celal ve Kerem sahibi Rabbim! Biz âciz kullarına sonsuz nimet ve imkanlar bahşeden Sensin! Senden başka ilah yok! Sana sığınıp yalvaranlara yardım edersin! Korkanların güvenip sığınacağı yegâne melcei yine Sensin!
Ya Rabbi, Senin nezdindeki kitabında, Levh-i Mahfûz’da şayet beni kötü, mahrum, ilâhî rahmetten kovulmuş, fakir bir insan olarak yazmış isen fazlınla bu kötü kaderimi; âsî, mahrum, ilâhî huzurdan kovulmuş, darlık içinde hayat geçirmeye mahkum bir fakir insan oluşuma ait yazgımı siliver Allahım! Beni, nezdindeki ana kitapta iyilerden, salih kullarından, rızkı bol, zengin ve hayırlı işlerde yarışan ve muvaffak olan kullarından olarak yazıver.
Allah’ım! -Senin sözün haktır- Nebiyy-i Zişan’ın lisanı üzere gönderdiğin mukaddes Kitabında şöyle buyurdun: “Allah dilediğini siler. (Dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı O’nun yanındadır.” (Ra’d Sûresi, 39)
İlahî! “Her hikmetli iş nezdimizde bir emir ile o zaman ayrılır.” (Duhan, 4) buyurduğun mükerrem Şaban ayının 15. gecesi en büyük tecellin ile bildiğimiz bilmediğimiz, Senin bildiğin bela ve musibetleri bizlerin üzerinden kaldırmanı diliyoruz. Şüphesiz Sen, sonsuz güç ve kuvvet sahibisin! Lütuf ve ihsanı bol olan Rabbimizsin!
Allah’ım! Seyyidimiz, Efendimiz Hazret-i Muhammed’e, âline, ashabına, evlâdına, ezvâc-ı tâhirâtına salât ü selâm eyle! Dualarımızı Habibin hürmetine kabul eyle! Âmin!..
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
“Seni tenzih ederiz! Bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. En kâmil ilim ve hikmet sahibi şüphesiz sensin”
Bakara suresi 32.ayet
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız sensin.
Âli imrân suresi 8.ayet
