Bin Aydan Hayırlı Olan Gece

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِهٖ وَ صَحْبِهٖ اَجْمَعٖينَ

Ramazanın sıyamı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeye gelen nev-i insanın kazancına baktığı cihetteki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: 

   Ramazan-ı şerifte sevab-ı a’mal, bire bindir. Kur’an-ı Hakîm’in nass-ı hadîs ile her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i cennet getirir. Ramazan-ı şerifte her bir harfin, on değil bin ve Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin her bir harfi binler ve ramazan-ı şerifin cumalarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadirde otuz bin hasene sayılır. 

   Evet, her bir harfi otuz bin bâki meyveler veren Kur’an-ı Hakîm, öyle bir nurani şecere-i tûba hükmüne geçiyor ki milyonlarla o bâki meyveleri, ramazan-ı şerifte mü’minlere kazandırır.

Mektubat

Bu dünya mü’min için bir tarla hükmünde, dünya ahiretin tarlasıdır. Burada ekip biçtiklerimizin mahsulünü ahirette alacağız. Hepimiz cennette ebedî saadet içinde yaşamak istiyoruz. Peygamber efendimiz sav ile görüşmek, Allah’ın cemalini görmek.. İşte bunları kazanmak için çalışıyoruz. Peki bize verilen ömür de ebedî saadeti kazanacak şeyleri yapıyor muyuz? Maalesef hayır..

Çok cüz’i bir amelimiz var. Allah’ın sonsuz rahmeti olmazsa biz bu ameller ile zaten kazanamayız. 

Allah bize sonsuz rahmeti ve keremi ile bazı vakitler veriyor sonsuzu kazandıran, bu vakitlerde az ameli çok sayıyor. Bizi affetmek ve cennetine almak istiyor. Rabbimiz bizim cennete girmemizi bizden daha çok istiyor. 

Sonsuz cömertliği ile zaten normal vakitler de bire on veriyor, ihlasa göre bu rakam yükseliyor tabi. Ve bazı vakitleri bize bir fırsat olarak sunuyor;

Mesela üç aylarda bire yüz veriyor. Ramazanda bire binler veriyor. Kadir Gecesinde ise sonsuz keremiyle Kur’an’ın her harfi için tam otuz bin sevap yazıyor, bir harf okuyorsun bunu otuz bin ile çarpıyor. Diğer amelleri de böyle düşünelim.

Bize verilen bu ömrün tamamını bile ibadet ile geçirsek yine de sonsuz hayatın karşılığı olmuyor. E bir de bunun yanında günahlarımız var. Yine de Allah bize sonsuz rahmeti ile bu güzel ayları, geceleri vererek bizim sonsuzu kazanmamıza istiyor.

Mesela; dükkanı olan bir insan düşünelim. Yılda ortalama kazancı bir milyon olsun. Ona, sen bu gece dükkanını açık tut, bir yılda kazandığın kadar kazanç sağlayacaksın dense ve bu dükkan sahibi o geceyi dükkanı kapatarak evine gitse ona akıllı diyebilir miyiz? Elbette aklı başında olan her insan bu fırsatı değerlendirmek ister. İşte Rabbimizin bize çok büyük bir fırsat olarak sunduğu, bire otuz bin verdiği bu Kadir gecesin de uyumamamız ve bütün gece boyunca ibadet dükkanımızı açık tutmamız elbette en akıllıca ticaret olacaktır.

Rabbimiz Kadir Gecesinin tam olarak hangi gün olduğunu bize bildirmemiş bazı şeyleri gizli tutmuş, vardır bununda bir hikmeti.. Mesela biz ecelimizin ne zaman geleceğini bilseydik yaklaşana kadar günahlarla geçirip yaklaşınca tövbe ve ibadetlere yönelebilirdik. Şimdi ise ecel gizli olduğu için her an gelme ihtimali var. Her günümüzü son günümüz gibi yaşamalıyız. Bu bizi teyakkuz da tutuyor. Aynı şekilde Kadir Gecesi de öyle, ama biliyoruz ki Ramazan’ın son 10 gününde dolayısıyla bu son günleri çok kıymetli değerlendirmemiz lazım.. Bazı güzel insanlar Ramazan gelince Kadir Gecesini yakalamak garanti olsun diye 30 gün boyunca her gece sabahlarlarmış, muhakkak bir tanesi Kadir Gecesidir ve onu yakalamak garanti olsun diye. Çünkü muazzam bir ticaret.. 

Diyelim ki kadir gecesini yakaladık, ve o günü sabaha kadar ibadetle ve taatle geçirdik.Bu gece Kadir gecesi olduğuna kanaat getirdik, ama şu demek değildir, kadir gecesini sabaha kadar ibadetle geçireyim sonra bütün sene kafama göre yaşayayım. Yani kadir gecesinin bereketinden, feyzinden, faydalanmak için bizim zaten bütün vakitlerimizi Allah’ın rızası dairesinde geçirmeye çalışan kullar olmamız gerekiyor. Bunlar inanan kullar için Allah’ın onlara sunduğu bir fırsat. Ben bütün vaktimi günahla geçireyim bir kadir gecesini sabahlayayım bağışlanayım, nasıl olsa kadir gecesinde bütün günahlar bağışlanıyor diye düşünemeyiz. Bu şuna benzer: bir şirket düşünelim, bu şirket çalışanlarına yılda bir ikramiye veriyor, Ben bu şirkette hiç çalışmamış olsam ve gidip bana ikramiye ver dersem bu ahmaklık olur, zaten vermezlerde. Peki o ikramiyeden benim yararlanmam için ne olması gerekiyor, o şirkette bir yıl çalışmış olmam gerekir ki o ikramiyeden faydalanabileyim. Onun için bizim Kadir gecesinden faydalanabilmemiz için de diğer vakitlerde de Allah’ın rızasını arayan kullar olmamız gerekiyor ki bu gecenin kıymetinden faydalanabilelim. 

Ramazanı şerif Kur’an-ı Kerim de ismi geçen tek aydır, ve yine kadir geceside Kur’an-ı Kerim de ismi geçen tek gecedir. Allah’ın bu geceye verdiği kıymet o kadar büyük ki bu geceyle alakalı bir sure indirmesinden de bunu anlıyoruz.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ ﴿١﴾ وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ ﴿٢﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ ﴿٣﴾ تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ ﴿٤﴾ سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ﴿٥

Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. ﴾1﴿

Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! ﴾2﴿

Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. ﴾3﴿

Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. ﴾4﴿

O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. ﴾5﴿

Yine başka bir ayette bakara suresinde şöyle buyuruyor;

Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğruyu bildiren doğruluğa ait apaçık delillerden ibaret olan hakla batılı ayırt eden Kur’ân bu ayda indirildi.

(Bakara suresi 185)

Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede[485] indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

(Duhân suresi 2)

Zaten kadir gecesinin kıymetini bu ayetlerle anlamamız yeterli. Çünkü Rabbimiz bizzat diyor biz onu “mübarek” bir gecede indirdik ve bin aydan daha hayırlı olduğunu ifade ediyor. 

Bu geceye kadir denilmesinin sebebi onun şeref ve kıymetinden dolayı çünkü Kur’an-ı Kerim bu gece inmeye başlamıştır. 

Berat kandilinde Kur’an’ı kerim levh-i mahfuzdan dünya semasına toptan indiriliyor. Kadir gecesinde de artık yavaş yavaş dünyaya indirilmeye başlıyor. 

Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.

Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ’nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir.

Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.

O kadar çok melek inerki artık melekler yerzünde yer bulamayacak şekilde olur. Bir rivayette de şöyle söyleniyor, yeryüzünün çakıl taşları adedince o gece yeryüzüne melek iner. Yani o gece semanın kapıları hiç bir gece olmadığı kadar yeryüzüne açılıyor, hiç bir gece olmadığı kadar melek yeryüzüne iniyor ve en baştada Cebrail a.s iniyor, bütün meleklerin üstadı. Ve melekler o gece rastladığı mümünlere selam veriyorlar ve esenlik diliyorlar. Yani biz müslümanlar için muhteşem bir fırsat. Kelimelerle anlatmak çok zor. İnşallah idrak edebiliriz.

Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü’mine selam verirler.

Kadir suresinin nazil olmasıyla alakalı bazı rivayetler var. Bir rivayette efendimiz sav sahabilere İsrail oğullarından, bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silahlı olarak cihad ettiğini anlatmıştı, sababiler de bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az gördüler ve bunun üzerine kadir suresi indirildi.

Başka bir rivayette de efendimiz (sav) İsrail oğullarından 4 kişinin 80 sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı ve sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail a.s geldi “Ya Muhammed ümmetin, o bir kaç kişinin 80 sene ibadetinde hayrete düştüler, Allah sana ondan hayırlısın indirmiştir diyip kadir suresini okudu ve bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır buyurdu.

Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı

Yani 1000 ay boyunca Allah yolunda silahla cihad ettiğini eden bir insan, bin ay boyunca cihat ediyorsa onun zaten 300-400 yıllık bir ömrü vardır ki bunun bin ayını sadece Allah yolunda cihada ayırmış. Bizim ortalama ömrümüz 60-70 yıl. Kaldı ki bunun ne kadar bir kısmını ayırabiliyoruz. O yüzden Allah’u teâlâ sadece efendimizin Ümmetine bu geceyi has ederek hediye etmiş. Bu gecenin faziletini bize ikram etmiş ve biz bu gecede çok az bir amelle diğer ümmetlerden çok daha üstün şeylere çıkabiliyoruz. Bizim için çok büyük bir fırsat. 

Peygamber efendimiz sav kadir gecesi hakkında;

Kadir Gecesi’ni, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır.” (Müslim, Müsâfirîn, 175)

Bu ayda öyle bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Bu gecenin hayrından mahrum kalan, bin ayın hayrından mahrum kalmış gibidir.” (Nesâî, Sıyâm, 5.)

Bizlerin ebedi hayatını kazanacak bir amelimiz yok elimizde. Kaldı ki bunun yanında bizi ondan uzaklaştıran çok günahımız, hatamız var. Bütün müslümanlar ister ki bütün günahları bağışlansın. Tevbe istiğfar ediyoruz günahlarımızın bağışlanması için, bu Tevbe istiğfarı ettiğimizde ben Tevbe ettim kesin bu günahım bağışlandı diyebilir miyiz? Diyemeyiz çünkü o günahımızın bağışlanıp bağışlanmadığını bilemeyiz. Ama ramazan ve kadir gecesinde böyle bir müjde var kesin bir şekilde günahların bağışlanacağını söylüyor. Eğer samimi bir şekilde nasuh tövbesi edersen kesinlikle günahlarının bağışlanacağına dair bir müjde var. Burda kesin bir ifade var onun için bunun kıymetini bilmeliyiz. Ele geçmeyecek bir fırsat. 

Evet bir tek ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir.
Leyle-i Kadir ise nass-ı Kur’an ile bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra bir hüccet-i kātıadır. 

Mektubat

Ramazan kendi başına seksen sene bir ömür semeratını kazandırıyor kadir gecesi tek başına bunu kazandırıyor. Biz kadir gecesini hakkıyla idrak edersek bir Ramazan da iki farklı ömürü sevapla kazanmış oluyoruz.

Evet nasıl ki bir padişah, müddet-i saltanatında belki her senede, ya cülûs-u hümayun namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Raiyetini, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususi ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. 

 Öyle de ezel ve ebed Sultanı olan on sekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal’i; o on sekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur’an-ı Hakîm’i ramazan-ı şerifte inzal eylemiş. Elbette o ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, mukteza-yı hikmettir. Madem ramazan o bayramdır; elbette bir derece, süflî ve hayvanî meşâgilden insanları çekmek için oruca emredilecek. 

Mektubat

Bütün bu anlattıklarımız bir yana, bizim bu fazlaca kazancımız, ticaretimizin çok karlı olması, bu gecede belki günahlarımızın bağışlanması bunların hepsi apayrı bir kıymette. Bunun yanında bizim bu geceye değer vermemize bu gecenin kadrini bilmemize tek bir sebep Rabbimiz’in bu geceye değer vermesi. Yani Allah-u teâlâ bizzat ayetinde bu geceye değer verdiğini, bu gecenin bin aydan hayırlı olduğunu buyuruyor. Allah’ın bu geceye kıymet vermesi bizim bu geceye kıymet vermemiz için yeterli bir sebep. Allah bu geceye değer vermiş. Bu geceyi diğer gecelerden üstün kılmış. O yüzden biz de hem lisan-ı halimizle hem lisan-ı  kalimizle diyeceğiz ki, “Allah’ım Senin değer verdiğin geceye biz de elbette sen değer verdiğin için değer vereceğiz. Gerekirse bu gece bir çok şeyden feragat edeceğiz. Nefsani şeylerden uzaklaşıp meleki bir vaziyette sadece ibadet ve taat ile uyanık bir halde geçireceğiz.”

Peki neler yapabiliriz? Bu geceyi nasıl değerlendirebiliriz?


Bunu da bir hadisi şeriften öğreniyoruz: 

Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlüllah (s.a.s)’e:

“- Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s):

– Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fu annî: Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

O yüzden bizim listemizin en başına Kadir gecesiyle alakalı dua etmeyi yazmamız lazım. Ve tabii ki daha sonra listemizi çoğaltalım çünkü sabaha kadar inşallah uygulayacağız. 

  • Dua etmek
  • Namaz kılmak (hususan kaza namazları)
  • Kur’an’ı kerim okumak (her harfine otuz bin sevap veriliyor)
  • Tevbe ve İstiğfar Etmek
  • Salat-ü Selam Getirmek

“Şüphesiz ki Allâh ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey müminler! Siz de O’na salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin!” (el-Ahzâb, 56)

  • Hamd Etmek ve Şükür Halinde Olmak
  • Allah Teala’yı Zikretmek
  • Sadaka Vermek
  • Tefekkür Etmek
  • Helalleşmek

 سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 

وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

Yorum bırakın