Alemlere Rahmet(sav) ‘in Teşrifi

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Her şey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar bir şey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş Ahir Zaman Peygamberi Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

“Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”(Enbiya, 21/107)

Aziz ve Muhterem kardeşlerim

Allah’a şükürler olsun ki, biz Müslümanların Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (asm) gibi örneğimiz; bütün ahlâkî fazilet ve meziyetleri, özellik ve güzellikleri nefsinde toplamış en mükemmel bir rehberimiz ve liderimiz vardır.

O, güzellerin güzelidir. Hayatı bütün insanlık için en güzel bir misal olduğunu âyet-i kerîme şöyle açıklıyor:

“Andolsun ki, Allah Resulü sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için en güzel örnektir.”(Ahzab, 33/21)

Peygamberimiz (asm)’i her konuda örnek alabilmemiz için O’nu çok sevmemiz, örnek şahsiyetini, manevî şahsiyetini, Sünnet-i Seniyye’sini çokça okuyup iyice tanımamız lâzımdır.

İnsan tanıdığına dost, tanımadığı ve bilmediği şeye düşmandır.

Rabbimizin bizden istediği şudur. l-i İmran Suresi 31. âyete bakınız:

De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın! Allah son derece merhamet edici ve bağışlayıcıdır.”

Bu âyet-i kerimeden anlaşılıyor ki, Allah’ı sevenler O’nun son peygamberi Hz. Muhammed (asm)’e uymak durumundadırlar.

Size sizden bir peygamber gelmiştir. Sizin sıkıntıya uğramanız O’na ağır gelir. Size çok şefkatlidir. Mü’minler hakkında pek merhametli ve bağışlayıcıdır.” (Tevbe, 9/128)

Şüphesiz sen en yüksek ahlâk üzerindesin.” (Kalem, 68/4)

“Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 21/107)

Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (asm)’in dünyaya teşrifleri esnasında belli başlı şu hârikâ hâdiseler meydana geldi :

1) Teşrif Ettikleri Gece Bir Yıldız Doğdu.

Yahudîler arasında birçok âlim vardı. Bunlar, kitaplarında Allah Resûlünün geleceğini görüp, öğrenmişlerdi. Yıldızlardan hüküm çıkarmada da usta sayılırlardı. Efendimizin doğumu gecesinde bir yıldız parlamış ve Yahudî âlimler bu yıldızdan Ahirzaman Peygamberinin dünyaya teşrif ettiklerini anlamışlardı.
2) Medâyin’deki Kisrâ Sarayından On Dört Burç Çatırdayarak Yıkıldı.
3) Kâbe’nin İçini Karanlık ve Kirlere Boğan Putların Pekçoğu Başaşağı Yıkıldı
4) İstahrabat’ta Bin Seneden Beri Yanmakta Olan Mecûsîlerin Kocaman Ateş Yığınları Bir Anda Sönüverdi.
Mecûsiler bu ateş yığınını kendilerine ilâh kabul etmişlerdi. Efendimizin dünyaya teşrifleri ile birlikte bu kocaman ateş, sanki okyanusların istilâsına uğramış basit bir ateşmiş gibi sönüverdi.

Demek ki, gelen zât, putperestlik gibi, ateşperestliği de bir çırpıda ortadan kaldıracak
Gök Kubbeden Salkım Salkım Yıldızlar Döküldü:

Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (asm)’in dünyaya teşrifleri gecesinde hazan yaprağı gibi gök kubbeden yıldızlar döküldü. Bu hâdise de şuna işâret ediyordu: Bundan böyle şeytan ve cinlerin gökten haber almaları son bulmuştur.

“Madem Resûl-i Ekrem Aleyhisselâtü Vesselâm vahiy ile dünyaya çıktı, elbette yarım yamalak ve yalanlar ile karışık, kâhinlerin ve gâipten haber verenlerin ve cinlerin ihbarâtına (haberlerine) set çekmek lâzımdır ki, vahye bir şüphe irâs etmesinler ve vahye benzemesin. Evet, bi’setten evvel kâhinlik çoktu. Kur’ân, nazil olduktan sonra onlara hâtime çekti. Hattâ çok kâhinler îmâna geldiler. Çünkü, daha cinler tâifesinden olan muhbirlerini bulamadılar.

Mektubat

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin. min…

Yorum bırakın