
Tesettür ayeti hicretin 5. senesinde inmiştir ve farz olmuştur. Tesettür ayeti iner inmez sahabeler çok hızlı bir şekilde riayet etmişlerdir. “Herkes o an başını örtebilecek bir şeyler arıyordu.” diye Hz. Aişe (ra.) o teslimiyeti anlatmıştır. Hatta bir şey bulamayanlar kendi elbisesinden bir parça keserek başını öyle örtmüştür. Tesettür ayetinin indiği vakit akşam vakti olmasına rağmen hiç kimse; “Zaten akşam oldu yarın örterim.” dememiş ve çok hızlı bir şekilde Allah’ın emrine uymuşlardır.
Tesettür ‘setr’ kökünden geçmiştir.
Setr, örtünmek bir şeyin içine veya arkasına gizlenmek demektir.
Günümüzün en önemli problemlerinden biri de tesettür hassasiyetinin kaybolmasıdır. Tesettürün çok uzağında olan bir tesettür şekli ile karşı karşıyayız. Saçın önden gösterilmesi, dar giyinmek gibi…
Peki gerçekten tesettür böyle bir şey mi?
Kesinlikle hayır. Tesettür, vücut hattını, şeklini belli etmeyecek şekilde bol ve geniş olmalı, ince ve tenini gösterecek şekilde olmamalıdır.
Hz. Peygamber Efendimiz (A.S.M) dar giyinen ve tesettürlü olduğunu iddia edenler hakkında şöyle buyuruyor:
“Cehennem ehlinden kâsiyâtün ariyâtün (giyinmiş çıplak) kadınlar ki, bunlar Allah’a itaatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar başkalarını da baştan çıkarırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun kokusunu dahi alamazlar. Hâlbuki kokusu ne kadar uzak mesafeden duyulur.”
(Müslim)
Şimdi bizlerin bu Hâdis-i Şeriften sonra tesettürümüze çok dikkat etmemiz gerekmez mi?
24. Lem’a olan Tesettür Risalesine bakalım.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
يَا اَيُّهَا النَّبِىُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِنٖينَ يُدْنٖينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابٖيبِهِنَّ … اِلٰى اٰخِرِ
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle, (evlerinden çıktıklarında) dış örtülerini üzerlerine alsınlar.” Ahzâb Sûresi,59
âyeti, tesettürü emrediyor. Medeniyet-i sefihe ise Kur’an’ın bu hükmüne karşı muhalif gidiyor. Tesettürü fıtrî görmüyor “Bir esarettir.” diyor.
Lem’alar
Bizler aldığımız basit bir makinenin bile kullanma kılavuzuna bakarak hareket ediyorsak, Allah’ın bizim için emretmiş olduğu, fıtri olan, olması gereken tesettürü nasıl esaret olarak görebiliriz? Tesettürü esaret olarak gören bir insan demek ki Allah’ı tanıyamamıştır. Dikkate almamız gereken nokta bu olmalıdır. Tesettürü bana Hâlık’ım emretmiş. Madem beni o yarattı, O bilir O konuşur. Tesettürü esaret olarak gören biri, Allah’ı tam tanımadığı bilmediği için imani bir problem yaşıyor demektir. Çevrenize tesettüre girmesini istediğiniz sevdikleriniz varsa, onlara ‘tesettüre gir’ demeden önce imani bir eğitim vermelisiniz. Eğer o imani eğitimi kendimiz veremiyorsak, onunla birlikte imanı eğitimi alacağı yerlere gitmeliyiz.
Şimdi Tesettür Risalesinden devam edelim ve cevabı öğrenelim.
Elcevap: Kur’an-ı Hakîm’in bu hükmü tam fıtrî olduğuna ve muhalifi gayr-ı fıtrî (yaratılışa uygun olmayan) olduğuna delâlet eden çok hikmetlerinden yalnız dört hikmetini beyan ederiz.
BİRİNCİ HİKMET
Tesettür, kadınlar için fıtrîdir (yaratılış icabı) ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü kadınlar hilkaten zayıf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için fıtrî bir meyli var.
Lem’alar
Kadınlar, yaratılış olarak zayıf ve naziktir. Öncelikle bunu kabul etmemiz gerekiyor. Medeniyet-i sefihe ise kadın ve erkeğin eşit olduğunu savunuyor. Peki kadın ve erkek gerçekten eşit midir?
Hayır eşit değildir. Eşdeğer olabilir ama eşit değildir. Zaten kâinatta eşitlik diye bir şey yoktur. Adalet vardır. Allah katında da kadın ve erkek eşit değil, eşdeğerdir. Üstünlük de yalnızca takvâ iledir.
Hem kadınların on adetten altı yedisi ya ihtiyardır ya çirkindir ki ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır kendinden daha güzellere nisbeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar, taarruza maruz kalmamak ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için fıtraten tesettür isterler. Hattâ dikkat edilse en ziyade kendini saklayan ihtiyarlardır. Ve on adetten ancak iki üç tanesi bulunabilir ki hem genç olsun hem güzel olsun hem kendini göstermekten sıkılmasın.
Lem’alar
Kadınların çoğunluğunda kendini gizleme isteği vardır. Gizlemek için tesettürü tercih etmeyenlerin estetik ve makyajın arkasına gizlendiklerini görüyoruz. Beyazlayan saçını, kırışan cildini, estetik ve boya kullanarak, medeniyetin sahte tesettürü ile gizlemiş oluyor. Bu durum tesettürün ne kadar ihtiyaç olduğunu ispatlıyor. Tesettürün kadının özgürlüğünü kısıtladığını düşünenler, malesef estetiğin ve makyajın kölesi haline geldiklerinin farkında değiller.
Malûmdur ki insan sevmediği ve istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur. Elbette açık saçıklık kıyafetine giren güzel bir kadın, bakmasına hoşlandığı nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa yedi sekizinden istiskal eder.
(Hiçbir kadın açık dahi olsa bu durumdan hoşlanmaz.)
Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve seriü’t-teessür olduğundan maddeten tesiri tecrübe edilen belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır.
Lem’alar
İnsan tabii ki bu bakışlardan rahatsız olur. Özellikle hassas nazik olan kadınlar bu durumdan daha çok etkilenir. Zaten nazar çok tesirli ve tehlikelidir. Efendimiz (A.S.M) bir Hâdis-i Şerifte:
İnsanların yarısı nazardan ölür.
(Taberani)
Buyurmuştur.
İşte tesettürsüz bir kadın, gittiği yerlerde o kötü nazarları kendine çekerek, aslında kendine zarar vermiş oluyor.
Hattâ işitiyoruz; açık saçıklık yeri olan Avrupa’da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan sıkılarak “Bu alçaklar, bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar.” diye polislere şekva ediyorlar.
Demek, medeniyetin ref’-i tesettürü, hilaf-ı fıtrattır. Kur’an’ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediye olabilen kadınları, tesettür ile sukuttan, zilletten ve manevî esaretten ve sefaletten kurtarıyor.
Lem’alar
Bazı insanların örnek aldığı Avrupa’da bile kadınlar bu durumdan çok rahatsız oluyorlar. Hatta bazıları rahatsız edilmemek için erkek kıyafeti giyiyorlar. Bu da yine tesettürün ne kadar fıtrî olduğunun bir göstergesidir. Evet tesettür kadını korur.
Hem kadınlarda, ecnebi erkeklere karşı fıtraten korkaklık, tahavvüf var. Tahavvüf ise fıtraten tesettürü iktiza ediyor.
Lem’alar
Korku, kadının manen süsler ve dışarıya açılmasını önler. Korku, kadına kendini muhfaza edebilmesi için verilmiştir.
Çünkü sekiz dokuz dakika bir zevki cidden acılaştıracak sekiz dokuz ay ağır bir veled yükünü zahmet ile çekmekle beraber, hâmisiz bir veledin terbiyesiyle sekiz dokuz sene, o sekiz dokuz dakika gayr-ı meşru zevkin belasını çekmek ihtimali var. Ve kesretle vaki olduğundan cidden şiddetle nâmahremlerden fıtratı korkar ve cibilliyeti sakınmak ister. Ve tesettür ile nâmahremin iştihasını açmamak ve tecavüzüne meydan vermemek, zayıf hilkati emreder ve kuvvetli ihtar eder. Ve bir siperi ve kalesi çarşafı olduğunu gösteriyor.
Lem’alar
Tesettür Müslüman bir kadının kalesidir. Kalesi duşmana karşı onu muhafaza eder. Tesettüre girilmezse, düşmanın hedef noktası haline gelinir.
Mesmuatıma göre merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vuruyor!
Lem’alar
Bazı insalar; “İslam kadına değer vermiyor. Kadını gizleyip saklıyor” diyorlar. Peki siz hiç değerli olduğu halde uluorta sergilenen bir şey gördünüz mü?
Mesela kuyumculara gittiğimiz zaman çeyrek, gram gibi altınlar açıkça sergilenir. Ama eğer bir pırlanta varsa özel bir yere konur. Üç dört kat kumaş bir beze sarılır ve herkese gösterilmez. İşte İslam’ın kadına verdiği değeri buradan anlayabiliriz.
Şimdi aklımıza şöyle bir soru geleblir.
Tesettür sadece Kadınlara mı var?
Erkeğin tesettürü yok mu?
Elbette var. Hatta ilk tesettür âyeti erkeklere gelmiştir.
Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır.
(Nûr Sûresi, 30)
Buradan anlaşılacağı üzere erkeğin tesettürü göz kapaklarıdır. Harama bakmamasıdır.
Sûrenin devamında ise bu âyet geliyor.
Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Dışarıda kalanlardan başka ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, başka kadınlar, hizmetlerinde bulunan köleleri ve câriyeleri, cinsel arzusu bulunmayan erkek hizmetçiler, kadınların cinselliklerinin farkında olmayan çocuklar dışında kimseye süslerini göstermesinler. Yürürken, gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz!
(Nûr Sûresi, 31)
Bu âyet bizlere kimlerin yanında tesettürün ihtiyaç olmadığın öğretiyor.
Bir kadının tesettürü nasıl olmalı?
Bedenin bir kısmını değil tamamını örtecek şekilde olmalı.
Bir gün Hz. Aişe (ra.) annemizin ablası Hz. Esma (ra.) tesettür ayeti indiği vakitlerden Efendimiz’in (A.S.M) yanına başı açık bir şekilde geliyor. Peygamber Efendimiz (A.S.M) ona: “Ya Esma kişi buluğ çağına erdiği zaman elleri ve yüzü hariç her yerini bitamam örtsünler.” diyor.
Burada bize tesettürün ölçüsünü öğretmiştir.
Dikkat çekici olmamalı, sade ve yalın olmalı.
İnce ve şeffaf olamamalı. Teni göstermeyecek şekilde olmalı.
Vücut hattını gösterecek şekilde dar olmamalı.
Karşı cinse benzer olmamalı.
Şahsiyetine ve kimliğine uygun olmalı.
Kirli ve pejmürde bir şekilde olamamalı.
(Dikkat çekecek şekilde giyinmemek kötü bir şekilde giyineceğimiz anlamına gelmiyor. Müslüman bir hanım her zaman düzgün ve bakımlı olmalı.)
İlgi duyulacak şekilde koku sürülmüş olmamalı.
Ciddi, ağır başlı ve vakar sahibi olmalı.
Demek ki tesettür sadece başı örtmekten ibaret değildir. Koku sürmeden hal ve hareketlere kadar bir çok konuda tesettüre girmeliyiz.
Evet insan hata da yapsa, yanlışta yapsa Allah’ın tövbe kapısı açıktır. Tövbe etmek şartıyla bütün günahlarınızı affederim diyor.
Bizlerde tesettürümüzü sorgulayalım ve Allah’ın emrettiği, fıtratımıza uygun olan tesettürü hakkıyla yerine getirmeye çalışalım.
Rabbim hepimize yanlışlarımız görüp düzeltmeyi nasip etsin.
